Ahlat Belediyesi

KALELER

    1- Eski Kale

    Kalenin yapılış tarihi hakkında henüz bir malumat bulunmamaktadır. Urartular dönemine ait Süphan Dağı eteğinde her tarafı kayalık olan bir mevkide inşa edilmiş olan “Kefir Kalesi” bulunsada Ahlat’ta bu döneme ait bir kalenin varlığı hakkında herhangi bir malumatımız yoktur. Yapılan araştırmalar ve incelemeler Ahlat’ta, Harabeşehir ile Taht-ı Süleyman Mahallesi arasında yer alan bir tepe üzerinde kurulu iç kalenin Romalılar tarafından yapıldığını göstermektedir. Sırasıyla Bizans ve İslam dönemlerini geçiren kale XI. yy.da Selçuklular’ın hakimiyetine girmiş, bu dönemde tamir edilen kale, Sökmenliler döneminde Erzurum hükümdarı II. İzzeddin Saltuk’un kızı Şah Banu tarafından yıktırılarak, kırk burcu ile mimar Karakuş adlı kişiye yeniden yaptırılmıştır. Bu dönemde en parlak devrini yaşayan kale, Celaleddin Harezmşah’ın 1229 yılında, on ay süren kuşatmasında tahrip edilmiştir. Ancak Türkiye Selçuklu Devleti Sultanı Alaaddin Keykubat’ın şehri almasından sonra bu kale de yeniden onarılmıştır.

    Daha sonra yörede meydana gelen şiddetli istilalar ve afetler, Ahlat şehri gibi kalesinin de yok olmasına sebep olmuştur.

    Doğu Romalılar tarafından yapılan, Selçuklular tarafından tamir edilip genişletilen bu kale Harabeşehir, Taht-ı Süleyman Mahallesi, İkikubbe ve Kulaksız Mahallelerini de içine alan büyük bir kale durumunda idi. Ancak büyük ölçüde tahrip olan bu kalenin izlerini tespit etmek bugün mümkün değildir.

    2- Osmanlı Kalesi

    Eski Ahlat adı verilen “Harapşehir” ile yeni Ahlat adı verilen şimdiki Ahlat merkezi arsında göl kenarında bulunan bu kale ismini Osmanlılar döneminde yapılmış olmasından dolayı alır. Kayıtlarda kalenin yapımına Yavuz Sultan Selim Han döneminde başlandığı, Kanuni Sultan Süleyman tarafından da bitirildiği ve Mimar Sinan’ın bir eseri olduğu belirtilmektedir. Bazı kaynaklarda yapımının II. Selim döneminde bitirildiği yazsa da bu zayıf bir ihtimaldir.

    Evliya Çelebi Seyahatnamesinde kalenin etrafının 3000 adım ve 13 kuleden müteşekkil olduğunu yazar. Bunun yanı sıra yine aynı eserinde Evliya Çelebi , kalenin içinde 350 tane mamur ev , bir han , bir hamam, bir camii ve 20 kadar dükkanın olduğunu da kaydeder. Bundan başka, göl kıyısındaki kayıkhanede harp kayıkları daima hazır bekler ve kalede her gece mehter çalınırdı.

     


    Yaşa, age., s.82
    Beygu, age., s.39
    Turan, Doğu Anadolu, s.117
    gös.yer
    Sümer, “Ahlat”, s.21
    Yaşa, İskan, s.80
    Beygu, Kitabeler, s.80
    Beygu, age., s.94
    gös.yer
    Evliya Çelebi, Seyahatname, s.223-224
    Beygu, age., s.94

     

     

    © Ahlat Belediyesi 2017
    E-Bülten Aboneliği